Sosyal Medya ve Biz

Sosyal Medyanın gençleri etkisi altına alması

Günümüzde sosyal medya insanları esir altına almış durumdadır. Eğitim, sanat, eğlence ve yetenek geliştirme gibi olumlu sonuçları olsa da bunlarla birlikte, bazı sorunlara da yol açabilmektedir. 40’lı yaşlarında olan anne ve babalar siyah-beyaz televizyondan renkli televizyonlara geçişi bilirler ancak günümüzde yaşanan gelişmeler, bu kadar yavaş değildir. Bu sebeple aileler bu duruma ayak uyduramayıp gençlerle çatışma haline girebilmektedirler. Gençler için ise hayat varsa yoksa akıllı telefonlardır. Sıradan, sosyal medya mecraları ise günlük yaşamın bir parçası haline gelmiştir. Bu durumlardan olumsuz etkilenenler de en çok 4-18 yaş arasında ki çocuklarımız olmakta, her gün ortalama 5 ile 6 saat sosyal medyanın etkisi altında kalmaktadırlar. Bunun büyük bir bölümü televizyon kanları oluştururken, kalan kısmını da bilgisayarların, tabletlerin başında geçen zamanlar almaktadır.

Şimdiler de dünyada televizyonlar adeta ailenin bir üyesi haline gelmiş durumdadır. Bu sihirli kutu çocukların ve gençlerin sosyalleşme ve yeteneklerini geliştirme sürecinde de önemli rol oynamaktadır. Oldukça hassas bir yapıya sahip olan çocukların göz ve kulakları her şeyi algılar ve bunları kaydeder. Dizi, film, yarışmalar, reklamlar çocuğun hafızasını gereksiz bir biçimde etkisi altına alır ve ilgisini farklı yönlere çekmesini engeller. Bu konularda çalışma yapan araştırmacılardan Neil Postman, televizyonu kitaba karşı olarak tanımlamaktadır. Zira Postman’a göre okuma alışkanlığı çocuklarda daha fazla yetenekleri geliştirirken bir konu üzerinde daha derin odaklanmalarına vesile olur. Amerikalı yazar Mary Winn’e göre ise medya çocukları bağımlı hale getirir ve yeteneklerini keşfetme ihtiyacını, özgüven duygularını köreltmekte olduğunu savunmaktadır.

Sosyal medya  etkili ve bilinçli kullanıldığında olumlu, bilinçsiz kullanıldığında da olumsuz sonuçlar verebiliyor.

Özellikle doğru kullanıldığında soysal medya;

Bu mecraların tanıdığı açık ve özgür alan sayesinde gençlerin kendilerini daha fazla ifade etmelerine olanak verir. Hayata dair tüm ilgi alanları yani benzer gruptaki insanlarla aynı mecrada sosyalleşir ve ufkunu açabilir. Hayatın en değerli materyali olan bilgiye doğru ve hızlı şekilde ulaşabilir. Kariyer planlamasını bu mecralar üzerinden gerçekleştirebilir.

Yanlış kullanımında ise;

Sosyal medya mecralarının yoğun kullanımı; zaman kaybına ve bağımlılığa yol açar. Eğitim ve öğretiminin aksamasına ve dolayısı ile başarısızlığına sebebiyet verir. Ayrıca, takip edilebilecek veya dahil olunabilecek yanlış gruplar ve topluluklar; Nefret ve şiddet eğilimlerini artırırken, ahlaki çöküntüye ve kişilik bozukluklarına yol açıyor.